Dedemin vefatı nedeniyle bir haftayı aşkın bir süredir bir şey yazamadım. Köydeydik bir süre ancak dedem ÖSS’den 2 gün önce vefat etti. O gün işler hallolundu Ordu’da. Sonra köye geçildi. Verdik toprağa, haliyle orada kalamadım geldim girdim sınava. Sınavda beklediğim gibi çıkmadı. Girdim ama öyle işte. Moral sıfır vs vs. 2 yıl içinde bu üçüncü cenazemiz. İnsan sevidklerini kaybedince “ben bu dünyada ne yapıyorum” diyor ama onlar içinde varolmamız gerekiyor aslında. Perşembe günü 7’siydi. Annemler kur’an-ı kerim okuttular Ordu’da. Ordudaydım bir son haftadır.
Yine izci olduk iyi mi
Allahtan bu sene çadır madır kurmayacakmışız. Geçen sene Bodrum Turgutreis’te kalmıştık 2 hafta çadırda. Bu sene de Türk Telekom bizi yine Türkiye turuna çıkartıyor. Valla geçen sene çok iyi geçmişti.
Ziyaret güzergahı elime geçti de; Denizli, Fethiye/Saklıkent, Gökçek 12 adalar, Ölüdeniz, İçmeler, Marmaris, Dalyan, Antalya, Konya turlarımız var bir buçuk hafta. 24′ünde hareket edecekmişiz burdan. Fethiye’de Çiğdem Pansiyon var, sahibi karadenizli. Yeri çok güzel.
Bakalım bu sene ne olacak? Ölü deniz gerçekten ölü mü görelim
ne espriydi
Şöyle bir hava yaratılmış: Amerika Birleşik Devletleri dünyada barışın temsilcisi. Bu da yaratılmaya, desteklenmeye devam ediliyor. Madem dünyanın süper gücü dünyaya barış getiriyor neden silah satışları son dönemde patladı? Neden bütün büyük silah firmaları amerikan ha?
Küçük bir araştırma dünyanın bilinen en büyük silah firmalarının Amerikan olduğunu gösteriyor, işte onlar:
Boeing
BAE Systems
Lockheed Martin
Northrop Grumman
General Dynamics
Raytheon
Ha durum bunla da sınırlı değil. Askeri harcamalarda yine ABD rekoru kırıyor:
Rakamlar çok ürkütücü. İnsanın aklına dünya nereye sürükleniyor sorusu geliyor.
Ecdadımı düşünüyorum da acaba dünya üzerine gerçek adaleti, barışı kim şahına kaldırdı? Osmanlı mı şimdiki ABD mi?
Dünyanın karışık alanlarına bakıyorsunuz hep ABD dünya barışı için uğraşıyor. Bunu bize yahudi elindeki medya aşılıyor. Ancak rakamlar hiçte bunu doğrulamıyor. Irakta savaştan beri ölenler ile devlet tarihi içindeki ölenler karşılaştırlamaz heralde.
Pana filmin egazetesi Yazete.com’un reklam servisine sızma.
Bugün haber okumak için 14:11 saatlerinde girdiğim yazete.com’un sağ üst reklam bölümünde kanlı el izi üzerinde “hacked!” ibaresine rastladım. Ancak bu bir hackse neden imza yok yani kod adını neden yazmamış hacker? Aklıma bu soru geldi. Neyse yetkililere bildirdim. Zaten önemli bir zarar verememiş kimse.
Başbakanın bakanlarına bu konunun geçireceksiniz ve geçmeden tatil yok dedirten bu vaka canımı sıktı. Niye kendi askerimiz temizlemiyor bu araziyi? Yeterli tecizatı mı yok? Kaynak ayır yahudilere vereceğin parayı TSK’ya ayır. Niye İsrail? Mayınları ona mı verecen? Nato nerde kaldı ondan yardım iste. Biz gönderiyoruzya frkateynimizi Somaliye, onlarda bize yardım etsinler bölge barışı için. Kesinlikle karşıyım mayınları yahudilerin temizlemesine. Karanlık dümenlerin döndüğü ortada. Hizmet ettikleri emri vermiş bizi buraya yerleştireceksiniz diye o da düşünmeden kanunu çıkartıp aceleyle emirlerini uygulamaya bakıyor. Kimse bu ülkenin toprağını kiralayamaz efendim. Ha bu arada bahane de şu: tarımda kullanıcaklarmış. Lan sen önce kaybolan topraklarını kurtar!
Ha bu arada araştırdım baktım dünyada bu mayın temizleme firmalarının her 3′ünden biri yahudilerin. Hiç te yabancı gelmedi.
Bugün akşam haberlerini takip ederken bilardoyla da 2 yıl uğraşmışlığım vardır ve hayranı olduğum milli bilardocu Semih Saygıner için bir haber yapılmıştı. Haberi izlerken Semih abim nasıl üzülmüşse aynı duyguları yaşadım. Adam yabancı ülkelerde 45 kez milli marşımızı okutmuş, bağrağımızı çektirtmiş adam. Bu işi alnının hakkıyla profesyonel bir şekilde yapan adamın milli takıma alınmayışını haber yapmışlardı. Çok ayıp etmişler. Adam haberde aynen şunu dedi: Ben Türk Bayrağından başka bayrak göğsüme koydurmam. Böyle bir milli sporcu işinin en iyisi kendini ispatlamış sporcu neden küstürülüyor?
Hemen Türkiye Bilardo Fedarasyonunun sitesine girdim ve sağda bir blok var, blokta hakkatende Semih abiminde dediği gibi kendisi yoktu. Neden bu böyle acaba?
Hepimizin hayatını etkileyen olaylar, durumlar vardır ve bir çoğumuzun hayatı liseden sonra dallanır budaklanır veya kör kuyuya atılır, öldürülür bitirilir.
Sınav yaklaşıyor; şurda 13 güncük kaldı. Kimilerine göre bu sınav, ölüm kalım savaşı; kimilerine göre ise hiçbirşey.
Ben kendimi hangi keseye koyduğumu bilmiyorum. Daha doğrusu ne yapıyorum bilmiyorum. Hayatıma yön vermiyorum. Bir şeyler için uğraşmıyorum. Tabiri caizse yaşayan bir ölüyüm.
Sınav olacak 15 Haziran’dan itibaren bir defteri kapatmış bir defteri açmış olacağım. Sonucunun kötü olacağını bile bile o sonuç kağıdı gelene kadar umutla bekleyiş sürecek ama YOK, kos koca bir YOK.
Neyse kafam bozuk çıkıp hava alacağım, sonra devam ederim yazıma
Ecdadımız Roma İmparatorluğunu yıktı, şimdilikler ise yeni roma olan Avrupa Birliğine girmeye çalışıyor. Siz mi ecdadımıza terssiniz? Ecdadımız mı size ters? Ne gereği var AB’nin? Kendi Türk Birliğini kursana Türki cumhuriyetlerle. Adamları neden rusya, abd yönetiyor? Sen yönetsene, kan bağın var neden adamları küstürüyosun. Ermenistan kim de onun yüzünden Azerilerle aranı soğutuyorsun?
Şunu biliyorum: bu ülkede terör biterse dünyanın dev ekonomileri arasına gireriz, dünya siyasetnde söz sahibi oluruz. Orta Doğu’yu, dünyanın en karmaşık en bataklık coğrafyasını yönetiriz. Bu dünya egemenliği demek dolaylı yoldan. Peki bu olacak mı? Olacaksa ne zaman olacak? Ben göreceğimi zannetmiyorum
Tarih 15 Mayıs 1919. İzmir Yunan bayraklarıyla donatılmış. Sabah saatlerinde Yunan Ordusu karaya çıkmış. Hristos Tomos Yunan Ordusu komutanına “Evlatlarım ne kadar Türk kanı içerseniz o kadar sevaba girersiniz” diyerek ayaklarına kapanıyor. İşte tam o sırada ince, uzun boylu, siyah takım elibiseli bir delikanlı görünüyor ortalıkta. Tabancasıyla yunan bayraktarına ateş ediyor. Yunan askeri yere yığılıyor. Ortalık karışıyor. Yunan askerleri o delikanlının etrafını sarıyor, sonra ilk süngüyü göğsüne ve sonra neresine gelirse vuruyorlar henüz 30′undaki delikanlıya. İşte bu adam Hasan Tahsin. İzmirde Yunanlılara ilk kurşunu sıkan Türk. İşte tek başına bir alaya savaş açacak kadar cesur Teşkilat adamı. Hasan Tahsin takma adı.İzmir Konak Meydanında “İlk kurşun anıtı” dikildi hatırasına. Ruhun şad olsun Osman Nevres.
Geçenlerde tanımadığım biri(Derya Colak olarak tanıtıyor kendini) arkadaşlık isteği göndermiş. Güzel bir de profil resmi koymuş kendini bayan olarak gösteren bu çakal. Milleti kandırmaya çalışıyor: Dün bir durum yazısı yazmış: “Yeni Resimlerim >>> http://www.photofacebook.net/?album=4564&photos=796fdsf46″ (sakın bağlantıya tıklayıpta eposta ve şifrenizle giriş yapmayın hesabınızı çalarlar) Ne efenim? Facebook servisi sanıcaz da kızın fotoğraflarına bakıcaz. Biraz amatörce ama yeni internet kullanıcılarını içersine düşürebilecek bir tuzak.
Ben bağlantıyı açtım, tabi tebdirimi alarak. Bir de ne göreyim facebook stilinin kopyası bir sayfa oluşturulmuş ve bizden facebookta kayıtlı eposta ve şifremizi istiyor. Sakın arkadaşlar düşmeyin bu tür tuzaklara.
Bu photofacebook.net’e whois çektim:
fastmelodi.com’da barınıyor
domain sahibinin adresi ddomain7@gmail.com
Bu Mayıs’ın 9′unda sonlanmış, sanırım yenilemiş domaini.